Nevzat Kutluhan

NEVZAT KUTLUHAN

(Emekli Öğretmen)

1944 yılında Giresun İli, Keşap İlçesi Küçükgeriş Köyü’nde doğdum. İlköğrenimimi aynı köyde, ortaöğrenimimi Keşap’ta bitirdim. 1965 – 1966 öğretim yılı yazında Giresun Kız İlköğretmen Okulu’nu bitirdim.

1966 Eylül ayında Küçükgeriş Köyü’nde görevime başladım. Askerlik dönemimi Rize’de tamamladım. Daha sonra Keşap, Dereli, İstanbul Sarıyer, Şebinkarahisar ve Giresun İli’nde görev yaptım. Son olarak Bursa’nın Kestel İlçesi Gözede Köyü Pınarlı İlkokulu’nda görevimi ifa ettiğim üç yılla birlikte meslek hayatımda 29 yılı tamamladım. İstemeyerek de olsa 1994 yılında güzel anılarla emekli oldum.

1969 yılı Aralık ayının 27’sinde evlendim. Bir kız ve iki oğlum var. Büyük oğlum Bulancak İlçesi’nde Adliye’de memur olarak çalışmakta, küçük oğlum ise özel sektörde taşımacılık yapmaktadır. Kızım, Samsun İli’nde sınıf öğretmenliği yapmaktadır. Eşim ev hanımıdır. Çocuklarımdan dört torunum var. Halen emekliliğime köy hayatında devam etmekteyim. Bölgemizde yetişen bitki türleriyle uğraşıyorum. Çevreyi ve doğayı çok seviyorum…

Nevzat Kutluhan

Köyümüzden yetişen ilk öğretmenlerden biri olan Sevgili Nevzat Kutluhan, Küçükgerişimize hizmet etmeyi en büyük gaye edinmiş ve gençleri okumayı özendirici örnek davranışlarıyla da hep önder olmuştur. Böylesine asilâne girişimleriyle takdir edilen ve hepimizin teveccühlerine mazhar olan Değerli Nevzat Kutluhan, özellikle kız çocuklarının okumasında ve köyümüzden yetişen tahsilli hanımların bugünkü sayıya ulaşmasında çok büyük emek ve katkı sahibi olmuştur. Küçükgerişimizdeki çoğu değişimin öncüsü ve sahibi olan Kıymetli Nevzat Kutluhan Öğretmenimizi saygıyla her zaman takdir ediyor ve kendilerine bütün emek ve hizmetleri için gönül dolusu teşekkürler ediyoruz.
Nevzat Kutluhan’la söyleşi

Sıla Özlemi

İnsanoğlunun doğup büyüdüğü, çocukluk ve gençlik yıllarına kadar yaşadığı yer; o insanın vatanıdır.

O insanlar ki; yaşamlarını idame edebilmeleri için oraya buraya hareket ederler. Doğdukları yerden uzak yerlere gitmeleri gurbetin başlangıcı olur.

Bu insanlar yaşamlarını sürdürmeleri için çeşitli iş kollarında çalışmaya başlarlar. Ancak ne varki bu insanlar zaman içinde bulundukları yerlere uyum sağlamaya çalışmaktadır. Yavaş yavaş kendi kültür, örf ve adetlerinden uzaklaşmaya başlarlar. Zaman zaman kendisini yalnız hissetmeye başlar. Her ne kadar ekonomik gücü yeterli olsa da, çeşitli zamanlarda sılaya özlem duyuyor.

Kimisi özlemini kırlarda, kimisi eğlence yerlerinde, kimisi şarkı ve türkülerde, kimisi evin balkonunda, kimisi gecekondusunun bahçesinde çayını yudumlayarak gidermeye çalışır… Bir nebze sıla özlemini gidermeye çalışır. Hatta hayalinde çocukluğunu geçirdiği köyünün deresindeki gölde yıkandığını, savak savarak balık tuttuğunu veya bahçelerde, yaylalarda koyun otlattığını hisseder. Artık sıla özlemi burnunda tüter gider.

İşte bu sıla özleminin azaltılması için gurbet ellerinde örgütlenerek, bir araya gelerek, kapalı veya açık alanlarda toplanarak sorunlarını tartışırlar. Örf, adet, kültür ve geleneklerini sergilemeye başlarlar.

Sivil toplum; yaşadığı yerlerde örgütlenerek dernek kurmalıdırlar. Derneklerini yasal yollardan kurarak, birlik ve beraberliklerini korumuş olurlar. Kurulan bu dernekler gücü nispetinde yazılı ve görsel basında tanıtırlarsa bütün dünyaya köyünün kültür ve turizm yönünden gelişmesine vesile olur.

Gurbetçilere önerim; doğduğu yerleri unutmasınlar, gelen gidenden haber sorsunlar, fırsat buldukça memleketlerine ziyaret yapsınlar. Anne, baba, dede, nine hasretlerini gidersinler. Rahmete kavuşan yakınlarının kabirlerini ziyaret etsinler.

Sağlık ve mutluluk siz gurbetçileri ebedi kılsın…

Nevzat Kutluhan